Rachel Starr, odaya yayılan parfüm kokusuyla beraber vücudunu sergileyecek kadar cesur ve ateşliydi. Üzerindeki dantelli iç çamaşırı, büyük göğüslerini ve tüy gibi yumuşacık amcığını gözler önüne seren bir davetti. JMac’in gözleri onun her kıvrımında kaybolmuş, dudaklarını ıslatarak hazırlığını yapıyordu. Rachel, utangaçlığını atarcasına kendini şehvetin kucağına bırakmıştı; oynamaya başladığı saksonun ıslaklığı dışarı taşarken, JMac onu nefsiyle deli gibi doldurmaya hazırdı.
İlk hamlede sertçe dayadı amcığını içine, Rachel’ın bacakları aralandı, kalçasını yukarı kaldırıp aldığı her kökleme vuruşunda inlemesi odanın dört bir yanına yayıldı. Göğüslerindeki sarkıtmalı süsler titreşirken, delice ritmine karşı ayakta durmaya çalışıyordu. Dudaklarından kaçan hırıltılar ve amcığının kenarından akan sıvılar onu daha da çıldırtıyor; JMac ise bu her damlayı emmekten çekinmiyordu. Ağzını kapatmadan içine boşalacağı anın heyecanıyla Rachel’ı yakından takip ediyordu.
Sonra Rachel üstüne geçtiğinde oyun başka bir seviyeye taşındı. Yere oturup JMac’in yumruklarını yalamaya başladı; orada saksoyu dilinin ucuyla evirip çevirirken büyülenmiş gibiydi. Tam dibe kadar soktuğunda sesi çatlayacak kadar güçlüydü: “Siktir et beni daha sert!” diye haykırıyordu. Ardından ters binip kalçasını ritme uydurdu; yumuşacık amcığına giren her köklemeyle yerinden fırlayacak gibiydi.
Ayakta doggy pozisyonunda da devam ettiklerinde Rachel’ın kabarık baldırları titredi, jöle gibi kaygan teni terden parlarken JMac arkadan onu acımadan sikmeye devam etti. Boşalmaya yaklaşınca nefesi kesildi; sonunda ağzını açtı ve üzerine boşaldığında hem tatmin hem çaresizlik duygusu yüzünde okunuyordu. O damla damla beyaz sıvının içinde boğularak rahatladı; gece boyunca taşıdığı tüm istekleri patlatmıştı sonunda.