Dar duşun buğulu bu ortamında, Vic’in iri göğüsleri sırılsıklam tenine yapışmış, her hareketiyle amcığını kışkırtıyordu. Kardeşinin ilişkiye girdiği adamın gözleri onun üzerine kitlenmişti; o devasa yarak, Vic’in tırtıklı amcığını istediğini haykırıyordu. Vic, şehvetle dolup taşan bedenini hafifçe yana çevirdi, dizlerini kırarak adamın kalçalarına dayandı. Suyun altında kıvranan tenler birbirine sürtünürken adamın kalın yalağı, Vic’in kaygan amcığını kavradı ve sert sert sıktı. “Dayanabilir misin?” diye fısıldadı Vic, nefesi sıcak yanağına değerken.
Adam, terli avuçlarını Vic’in kalçaları arasında gezdiriyor, ince bele sıkıca tutunarak onu derinlerine çekiyordu. Arkadan bastırdığı o kalın yarağını yavaşça itmeye başladı; ilk girişli hafif bir ezik gibiydi ama hemen ardından sertleşen ritimle Vic’in amını çatlatmaya hazırdı. Her kökleyişte suyun sesi hiç olmadığı kadar büyüdü; sarkık göğüsleri sallanırken adam vicdansızca vuruyor, onu deli gibi inletiyordu. Yan yatıp yanından dayandığında Vic’in yüzündeki acı-şehvet karışımı ifade daha da keskinleşti; neredeyse bağıracak haldeydi.
Bir süre sonra adam pozisyon değiştirdi; yanına geçti ve yan yatarken ardındaki amcığı daha derinden hissetmeye başladı Vic. O büyük yükü dışarı bıraktığında sıcaklık vücudunu sardı, bir dakika bile geciktirmeden devam etti köklemesine. Su damlaları teninden süzülürken adamın nefesi hızlandı; “Senin gibi folloşları böyle parçalamak başka zevk veriyor,” dedi alçakça. Endişesizce yüksek sesle inleyen Vic ise pür dikkat kendisini içine alan yaramazlığı hissetti.
Son hamlede adam tüm gücüyle içeri boşalırken Vic donuk bakışlarla onun omzuna yaslandı; saniyeler içinde sıcak yükü bedeninde yayıldı, kalçalarını sıkarak son kez baskısını artırdı. O an içindeki tüm engelleri attı; nefes nefese kalan bu ikili için artık sadece vahşi sapıklık ve doyumsuz bir zevk kalmıştı.