Madrid’in sıcak ve nemli havasında, Cali Sparks sokaklardan uzak, kapalı bir odada kıvrak vücut hatlarıyla esnekliğini sergiliyordu. Kalçaları salınırken, gözleri ateşli bakışlarla avucuma bakıyordu. İlk temasımızda elleri hızlıca bedenimi keşfe çıkmıştı; tırnakları hafifçe kazıyor, tenime tutunuyordu sanki benimle bütünleşmek istercesine. Yumuşacık dudaklarını amcığıma yaklaştırıp ıslak öpücüklerle sinir uçlarımı coşturmaya başladı. Her hareketinde o esnekliğiyle vücudunu büküp, kendini köklüğe hazırlıyordu.
Dilini sertçe sürttüğü her yerde kanım donuyor, içimde yükselen arzu alevler gibi yanıyordu. Amcığını deli gibi emmesine izin verirken kalçasını ritmik şekilde geriye itiyordu. Yarağımı dilinde hissedip daha da hızlanınca istemsizce nefesim kesildi. Sonra yalayıp ısırdığı refleksle karnımda kelebekler uçuştu; o sırada açıkta kalan dişleriyle derin bir inletme yaptı ve ben zaten dayanamayıp ellerimi kalçasına sıkıca bastırdım.
Cali’nin üzerinden aşılmaz bir ateş yükselmişti artık, esnek bedeniyle beni de içine çektiği kör sokağa dalmıştık. O an durmadı, tam gaz devam etti; sakso yaparken boğazına kadar çekip sonra dışarı çıkarıp tekrar yuttu. Oynaştığımız bu şehvet dolu döngüde nefesleri hızlandı, ter damlaları yüzümüzde parıldadı. İnatçı dili amcığının içinde savrulurken yaramı iyice kabarttı ve sonunda sırt üstü yatırdığım folloşun bacaklarını omuzlarıma dolayarak daha derinlere indim.
Gözlerimin içine bakarken o an tüm tabular yıkıldı; elim sertçe saçlarından tutup kafasını yana doğru eğdirdim ve ağzına boşaldım—yuvarlak yüzüne yayılan beyaz izle birlikte son damlayı içten hissettiğim andı bu. Sesim boğuk ve hırıltılıydı, bedenimiz birbirine kenetlenmişti hâlâ titreyerek… Sikiş boyunca hissettiğim o vahşi arzuyla nihayet tatmin oldum; üstümüzdeki ter karışımı koku odanın dört köşesine yayıldı, hepimizi sarstı!