Odasının içinde birbirine sokulmuş iki kadın, gece karanlığının gizemiyle dolup taşıyor. Sarışın Ivy, koyu kumral Jayde’nin daracık bedenine yapışmış, çılgınca amcığına dilini gezdiriyor. İçten içe yanıyorlar; terden kayganlaşan ciltler, küçük ve sıkı göğüsler birbirine sürtünüyor. Ivy’nin kıvrak parmakları Jayde’nin o çıplak beze benzeyen amını yumşakça kurcalarken, her hareketi daha da derinleştiriyor arzularını.
Jayde nefesini keserek karşılık veriyor; hafifçe arkasına yaslanıp bacaklarını açıyor ki Ivy rahatça kökleyebilsin o minik, kılları jiletle alınmış amcığını. İki dudak arasındaki o sıcaklık, dillerin vahşi dansıyla bütünleşip en tehlikeli tutkuyu yaratıyor. Jayde’nin ince bele sahip atletik vücudu, Ivy’nin ellerinden kaçmaya çalışsa da boşuna; her dokunuş yeni bir işkenceye dönüşüyor içinde.
Ivy’nin ağzı Jayde’nin amcığından ayrılıp hemen altına iniyor; orada saksoyalara geçiş yapıyor. Parmaklarını acımazcasına sokup çıkarırken Jayde kızarmış suratını yastığa gömüp ağır nefesler alıyor. Bu 69 pozisyonunda ikisi de yalan söylemiyor duyduğu zevkin büyüklüğüne; birbirlerinin amcıklarına sapıtıyorlar adeta. Zaman ilerledikçe yoğunluk artıyor; Jayde şimdi sertçe Ivy’nin amcığını emmeye başlıyor.
Banyo buharından yoğun nem yükselirken, küvet kenarına geçiyorlar birlikte. Tam anlamıyla kesişmiş bacakların arasında şehvet fırtınaları kopuyor. Parmaklar içeri girmeye devam ederken, dişlerin ve dillerin şuursuz saldırılarıyla bedenler eriyip gidiyor. Küçük popoları sıkıca birbirine yapışmışken, yüzler yumuşacık tenlere bastırılmış biçimde hırlıyor: “Kökle beni…” diye yalvaran nefeslerle dolu.
Sonunda sınırları aşan bir patlama yaşanıyor; Jayde’nin küçük bedeni titrerken Ivy de yüksek seslerle kendini bırakıyor bu sapkın yaklaşıma. Aralarındaki o deli sikiş enerjisi içeriden dışarı taşarken duşun altından akan su damlaları gibi köpürüyor istekleri… Ve tek bir an için değil ama defalarca kez aynı kıvama gelip çömelerek kapanıyor her şey üst üste… Çılgınca kökleme ve dayanılmaz inletmelerle bu geceyi kazandılar tamamen, ruhları bile kavrulmuş halde yatakta yayılıp kalıyordu.